|
|
Cerrahi
Ağız hastalıkları ve çene cerrahisi
Genel olarak diş hekimliğinde cerrahi denince akla; diş çekimi ya da gömülü 20 yaş dişlerinin çekimle çıkarılması gelmektedir.
Aslında ağız, diş ve çene cerrahisi ; implant operasyonları ,kistik lezyonların çıkarılması,sinüs operasyonları, çene kırıkları, eklem sorunları, çene kemiğindeki bozuklukların(kemik çıkıntısı,düzensizliği vs.) düzeltilmesi, dil-dudak bağı (frenilum) cerrahileri gibi daha birçok konuyu kapsamaktadır.
Tabi herşeyden önce bu işlemlerin öncesinde yeterli sterilizasyonun sağlanması,oluşabilecek bir enfeksiyonun önlenmesi açısından çok önemlidir.
Sterilizasyon Bir maddenin üzerinde veya içinde bulunan tüm mikroorganizmalardan arındırılma işlemine sterilizasyon denir. Bu işlem sonrasında hastalık yapan ve yapmayan tüm mikroorganizmalar öldürülmektedir.
Diş tedavilerinde hastalarda kullanılacak her türlü aletin dezenfeksiyon ve sterilizasyonuna önem verilmelidir. Bu hem hastaların ve hem de klinikte çalışan personelin sağlığı için çok önemlidir. Temiz ve steril şartlar altında tedavi olmak her hastanın hakkıdır. Bu yüzden dezenfeksiyon ve sterilizasyon işlemi her hasta ve her tedavi seansında ayrı ayrı uygulanmalıdır.
Kullanılan bütün el aletleri, frezler, kanal aletleri ve cerrahi malzemeleri öncelikle hemen dezenfektan solüsyonun içerisine koyarak dezenfekte edilir. Bu dezenfektanlar tüm bakterilere (Tüberküloz dahil), mantarlara, virüslere (Hepatit, AİDS, v.s.) ve bunların sporlarına etkili olmalıdır.
Gün içinde dezenfekte olan aletler daha sonra yıkanıp durulanır ve poşetlendikten sonra otoklav cihazlarında basınçlı buhar ile sterilize edilir.
Tedavi sırasında kullanılan, hava su şırıngası, başlıklar günlük olarak otoklavda sterilize edilir ve tüm yüzeyler, hepatit, AİDS, tüberküloz vb. mikroorganizmalara etkili yüzey dezenfektanı ile silinip temizlenir. Çapraz enfeksiyonu önlemek için tek kullanımlık ürünleri tercih edilir. Eldiven, hasta önlüğü, plastik bardak, enjektör, anestezi için iğne uçları, tükürük emici gibi tek kullanımlık ürünleri her kullanımdan sonra hemen çöpe atılır.
Kliniklere girişlerde hastaların ve refakatçilerinin galoş giymeleri kliniklerin temizliği açısından çok büyük önem arz etmektedir.
Diş çekimi Diş çekimi denince 7’den 70’e hemen hemen herkeste bir korku başlar. Bu korkuda da daha önce yaşanmış bir travmanın veya başkasından duyulmuş acılı bir anının etkisi büyüktür. Ancak günümüzde bu korku yerini konfora bırakmış durumdadır. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte kullanılan anestezi maddeleri ve teknikleri gelişmiştir. Bu da hekimlerinize ağrısız,acısız çekim işlemleri uygulama şansı vermiştir. Özetle günümüzde diş çekimi işlemleri hiçbir acı duymadan kolaylıkla yapılabilmektedir.
Günümüzde, bilimsel ve teknolojik ilerlemenin dişhekimliği bilimine katkıları sayesinde, öncelikle dişi tedavi etmek ve ağızda tutmak hedeflenmektedir.Ancak bazı durumlarda, hasta sağlığını koruma veya tedavi planlaması nedeniyle diş çekimine başvurulmaktadır. Bunun kararını da gerekli incelemeleri (ağıziçi muayene,röntgen filmi analizi) yaptıktan sonra hekiminiz verecek ve sizi sebepleri konusunda bilgilendirecektir.
İmplant
İmplant, kaybedilen yada doğuştan eksik dişlerin yerine yerleştirilen, titanyumdan yapılmış, vücuda herhangi bir zararlı yan etkisi olmayan yapay diş köküdür.
İmplant üzerine yapılan protezler, gerçek dişlerin yerini alırken doğal bir yapı oluştururlar. Eksik dişler tamamlanırken, sağlıklı dişlere dokunulmamış olur. Lokal anestezi altında kolaylıkla yapılan implant uygulamaları sağlam, rahat ve güvenilir bir uygulamadır.
Herkese implant yapılabilirmi? Tek diş veya birden fazla diş eksikliğinde eğer implant yerleştirmeye uygun kalitede ve miktarda kemik varsa,genel sağlık durumu iyi olan herkese implant tedavisi uygulanabilir.
İmplant uygulaması için bir üst yaş sınırı yoktur, ancak kemik gelişimi tamamlanmamış çok genç hastalara uygulanması tercih edilmeyebilir. Çünkü, implant vidaları belirli kalınlığı ve genişliği olan yapılardır. Bu nedenle implant konulması öngörülen bölgede çene kemiğinin, bu implant vidasını kabul edecek yükseklik ve genişliğe sahip olması gerekmektedir.
İmplantlar titanyum denilen doku ile biyolojik uyumu kanıtlanmış maddelerden yapılmaktadır. Bu nedenle bir "doku reddi" söz konusu değildir.
İmplantın avantajları
•Daha estetik bir görüntü elde edilir
•Tek diş eksikliğinde, komşu sağlam dişlere dokunulmadan eksiklik giderilir.
•Dişsiz ağızlarda bile sabit protez kullanma şansı ortaya çıkar.
•Birden fazla diş eksikliğinde, yeterli kemik desteği olmadığı için oynayan hareketli protezlerde, gerekli tutuculuk sağlanır.
•Daha iyi bir çiğneme fonksiyonu ve buna bağlı olarak daha sağlıklı ve dengeli beslenme sağlanır.
İmplant uygulaması zor ve acılı bir operasyonmudur? Uygun anestezi yöntemlerinin uygulanması durumunda hayır. Operasyon sırasında hasta tercihine göre genel ya da lokal anestezi kullanılabilir. Eğer çene kemiği yeterli kalite ve genişlikte ise 10-15dk gibi kısa bir sürede operasyon tamamlanır.
İşlem sonrası, diş çekiminden sonraki ağrıya benzer bir ağrı olabilir. Böyle bir durumda oluşan ağrı, basit ağrı kesiciler ile giderilebilir. Tedavinin problemsiz tamamlandığı vakalarda implantların varlığını bile hissetmeyecek kadar rahat olursunuz
İmplant uygulamasından sonra ne zaman yeni dişlerime kavuşabilirim?
İmplantların ağızda bir ömür boyu sorunsuz fonksiyon görmeleri amaçlanır. Bunun için implantların, ağız içinde yerini aldığı kökler gibi kemikle kaynaşması gerekir. İmplantlar, özel yüzeylere sahip olduklarından kemiğe entegre olma(kaynaşma) yolunda kemiğe mekanik ve hücresel olarak tutunurlar. Bu bağlantının oluşması için 3-4 ay arasında beklenmesi en ideal yöntemdir. Bu süre zarfında, estetik kaygılarınızı gidermek için hekiminiz tarafından geçici protezler hazırlanabilir.
Son yıllarda üretilen yeni implant yüzeyleri ile bu sürenin kısaltılması yoluna gidilmiştir. Bu süre tamamlandığında, çene kemiğinden alınan röntgen filminde bağlantının sağlıklı ve başarılı bir şekilde sağlandığını gören hekiminiz protez çalışmalarına başlar. Yeni dişlerinizle en kısa sürede sağlıkla gülümsemeye başlarsınız.
İmplant uygulaması pahalı bir tedavimidir? İmplant uygulaması, diğer diş hekimi hizmetlerinden daha yüksek bir harcama gerektiren bir uygulamadır. Ancak diğer protez uygulamalarıyla kıyaslandığında; uzun vadede implant uygulamasının daha ekonomik olduğu kesindir.
İmplant tedavileri tamamlanan hastalarda yapılan bir araştırmada, hastalar yaptıkları yatırımın karşılığını aldıklarını ve gerekirse aynı şeyi tekrar yaptıracaklarını belirtmişlerdir.
Yirmi Yaş Dişleri
20 yaş dişleriyle ilgili bugüne kadar arkadaşlarınızdan ve yakınlarınızdan pek çok ürkütücü hikaye duymuşsunuzdur. Gelin öncelikle bu dişinizi ve hangi durumlarda çekilmesi gerektiğini öğrenelim.
20 yaş dişleri, ağızda diş dizisinin en sonunda bulunan ve en geç çıkan dişlerdir. Genelde 17 - 22 yaşlar arasında ağızda görülmeye başlarlar. Bazı hastalarda daha ileri yaşlarda da sürebilirler.
Yirmi yaş dişlerinin pozisyonunun kötü olması, bu dişe fırça ve diş ipi ile ulaşmayı zorlaştırır. Bu nedenle bu dişler çok kısa sürede çürüyebilirler.Böyle bir durumda çok daha erken yaşlarda sürmüş dişlerde hiç bir çürük bulunmaz iken, yirmi yaş dişlerde çürükler görülebilir.Bu durum tamamen dişin pozisyonu ile ilgilidir.
Ayrıca; yirmi yaş dişlerinin çürümesi temasta olduğu 2.büyük azı dişinin de sürekli olarak çürük etkeni bakteriler ile temasta olmasını ve onun da kısa sürede çürümesine yol açabilir.
Bu gibi durumlarda ağız sağlığınza daha fazla zarar vermeden yirmi yaş dişlerinin çekilmesi uygun olur.
20 yaş dişleri hangi durumlarda çekilmelidir?
Herşeyden önce , doğru pozisyona ulaşamamış dişler fark edilir edilmez çekilmelidir. Bunların ağrı yapması yada sorun çıkarması beklenmemelidir. Çürümeye başlamış, diş parçaları eksilmiş - kırılmış halde bulunan bir yirmi yaş dişinin çekilmesi daha zorlu olacaktır.
Enfeksiyon yada abse oluşmuş bir durumda ağza müdahale etmek, çekim yapmak mümkün olmayacak ve çekim öncesi antibiyotik kullanımı zorunlu olacaktır. Enfeksiyon baskılandıktan sonra ancak çekimi yapılabilecektir. Çekim yapılana kadar ne yazıkki hastaya ızdırap verecek ve hayat kalitesini düşürecektir.
20 yaş dişleri çekilmezse ne olur?
Doğru pozisyonda olmayan ya da gömülü kalmış bir yirmi dişi ağızda çeşitli sorunlara neden olabilir;
•Dişin etrafında yada kökünde kist-tümör oluşumuna neden olabilir.
•İltihabı nedeni ile çene ağrısı, açıp kapatmakta zorluk, dişeti iltihabı meydana gelebilir.
•Öndeki dişlere baskı ile çapraşıklıklar meydana getirebilir.
•Çok ihmal edilmesi durumunda abse oluşabilir.
•Ağız içinde yada yüzde şişliklere neden olabilir.
•Çürük ve bakteri birikimi nedeni ile ağız kokusu yapabililr.
20 yaş dişlerinin çekimi zor ve acılı bir operasyonmudur? Anlatılanların aksine doğru anestezi teknikleri ve başarılı bir cerrahi işlemle yapılan yirmi yaş dişi operasyonları sırasında hastanın herhangi bir acı duyması söz konusu değildir.
Operasyon süresi ise dişin çene kemiği içindeki pozisyona bağlı olarak değişiklik gösterir.
Yirmi yaşları dişlerinin çekiminde operasyon anından çok operasyon sonrasında yapılanlar çok önemlidir. Eğer çekim sonrası hekiminizin size bulunduğu tavsiyeleri uygularsanız,iyileşme süresinde de aynı rahatlığı yaşar ve sıkıntısız bir şekilde bu sorunlu dişlerden kurtulmuş olursunuz.
Apikal rezeksiyon
Apikal rezeksiyon ,diş kökünün çene kemiği içindeki en uç kısmının kesilip çıkarılması işlemidir.
Özellikle diş kökünde kist ve enfeksiyon gibi anomalilerin geliştiği vakalarda,bu enfeksiyonun komşu dişlerin köklerine de zarar vermesini önlemek ve ilgili dişi de çekmeden ağızda tutabilmek amacıyla uygulanan bir işlemdir.
Kemik düzensizliklerinin(torusların) kaldırılması
Bazı kişilerde, çene kemiklerinde bulunan torus denilen kemik çıkıntıları normalden daha büyük olabilr. Özellikle üst çeneden damak ve alt çenenede dil bölgesinde görülen bu çıkıntılar,doğal dişlerini kullanan hastalarda konuşma bozukluklarına ve konfor kaybına sebep olabilmektedir.
Total protez kullanan hastalarda ise bu kemik çıkıntılarının neden olduğu rahatsızlık daha da fazladır,çünkü bu çıkıntılar hem protezin oturmasına engel olur,hem de yemek yeme ve konuşma sırasında hastaların acı duymasına sebep olur.
Günümüzde bu kemik çıkıntıları ufak bir cerrahi işlemle ortadan kaldırılmakta ve hastaya kaybedilen konfor tekrar hediye edilmektedir.
Dil ve dudak bağının (frenulum) alınması
Halk arasında dudak ve dil bağı olarak bilinen yumuşak doku parçalarının bilimsel ismi frenulumdur. Dil bağları çoğu insanda dil hareketlerini kısıtlar ve konuşmayı olumsuz etkiler.
Dudak bağları ise,özellikle üst çene ön bölgede dişler arasında boşluk oluşturma gibi ciddi estetik sorunlara neden olur.
Bu yüzden bu yumuşak doku parçalarının alınması, hastanın hem estetik hem fonksiyon bakımından rahatlamasını sağlar. Günümüzde lazer desteği sayesinde,bu işlemler kısa sürede ve kanamasız bir şekilde rahatlıkla uygulanabilmektedir.
|
|
|